Tag Archives: oruç

Oruçlu kimsenin cünüb olarak sabahlaması veya gündüzün uyuyup ihtilam olması orucuna zarar vermez. Fakat mümkünse gece yıkanmak iyidir. Ebû Bekir b. Abdurrahmân anlatmıştır: Babamla birlikte gidip Hz. Âişe (r.anhâ)’nın yanına vardık. Bize şöyle dedi: Ben şahadet ederim ki Resûlullâh (s.a.v.) ihtilâm olduğu için değil, cinsel münâsebet sebebiyle cünüb olarak sabah eder, sonra orucuna devam ederdi. […]

Oruç tutacak kimsenin sahur yemeği yemesi müstehâbdır. Bunun vakti, gecenin sonudur. Alimlerden Ebû’l-Leys (r.h)’a göre, gecenin son altıda biridir. Resûlullâh (s.a.v.) “Sahur yiyiniz. Çünkü sahurda bereket vardır” buyurmuşlardır. Sahurun geciktirilmesi müstehâb ise de, ikinci fecrin doğup doğmadığından şübhe edilecek bir zamana kadar geciktirilmesi mekruhtur. Seher de, fecirden biraz öncesine kadar olan vakittir. Fecrin doğuşunda şübheye […]

Herhangi bir oruca kalb ile niyet yeterlidir. Oruç için sahura kalkılması da bir niyettir. Niyetin dil ile de yapılması mendûbdur. Ramazân orucu, tayin edilmiş adak ve mutlak nafile oruçlar için niyetin vakti, güneşin batışından başlayarak kaba kuşluğa kadar devam eder. Bu zaman içinde niyet edilebilir. Ramazânın her günü için ayrıca bir niyet gerekir. Çünkü araya […]

Yolculuk veya hastal ık özrü ile Ramazân orucunu tutmamış olan kimse, bunları kaza etmeye elverişli bir vakit bulamadan önce ölse, üzerine kaza gerekmediği gibi, fidye vermesi de lâzım gelmez. Bunun tamâmını veya bir kısmını kaza edebilecek bir zaman bulmuş olduğu hâlde, bunları kaza etmeden ölürse, kazaya kalan her gün için malının üçte birinden ödenmek üzere […]